PLACEy'de Bilim Köşesi, güncel bilimsel çalışmaların ilgi duyan ebeveynlerle ve çocuklara hizmet sağlayan tüm meslek elemanlarıyla paylaşımını sağlar. Bilim Köşesi, PLACEy'deki bilgi yayma faaliyetlerinden sadece biridir!
Makale İncelemesi
Implementing and Evaluating Early Intervention for Children with Autism: Where are the Gaps and What Should We Do?
[Otizmli Çocuklar için Erken Müdahalenin Uygulanması ve Değerlendirilmesi: Eksiklikler Nerede ve Ne Yapmalıyız?]
Özet
Bu makale, otizmli çocuklar için erken müdahale programlarının geliştirilmesi ve uygulanmasında mevcut olan eksiklikleri ve gelecekte yapılması gerekenleri anlatmaktadır. Çalışmada otizmli çocuklara yönelik erken müdahalelerin henüz yeterince güçlü bilimsel temellere dayanmadığı ve bu alanda daha fazla araştırma yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Makale, uluslararası toplulukların (özellikle INSAR adlı organizasyonun) düzenlediği özel toplantılarda, uzmanların otizmli çocuklar için erken müdahale alanında karşılaştığı temel sorunları ve öncelikli araştırma konularını tartıştıklarını anlatmaktadır. Bu sorunlar arasında, 1) müdahalelerin neden ve nasıl işe yaradığını açıklayan bilimsel teorilerin geliştirilmesi, 2)yeni müdahale yöntemlerinin uygulanabilirliği ve kabul edilebilirliği konusunda daha fazla araştırma yapılması, 3) farklı müdahale yaklaşımlarının etkililiğinin karşılaştırılması ve 4) hangi çocuklar için hangi yöntemlerin daha yararlı olduğunu belirleyecek çalışmaların yapılması sayılabilir. Ayrıca, makalede, toplum katılımlı ve paydaşların (örneğin ailelerin ve eğitmenlerin) görüşlerinin dikkate alındığı araştırma yaklaşımlarının önemine vurgu yapılmaktadır. Böylece müdahalelerin gerçek hayatta daha kolay benimsenip sürdürülebilir olmasının sağlanabileceği ifade edilmektedir. Makaleye göre, müdahale çalışmalarında başarı için uygulama sürecine ve sonuçlarına ilişkin faktörlerin de araştırılması gerekmektedir. Sonuç olarak, bu araştırmaların ve tartışmaların amacı, otizmli çocuklar için geliştirilen erken müdahale programlarının etkililiğini artırmak ve bu müdahalelerin toplum içinde daha yaygın ve başarılı şekilde uygulanmasını sağlamaktır. Bunun için bilimsel bilgiyi temel alan, bütüncül bir bakış açısına sahip, paydaşların desteği de alınarak yapılacak çalışmalar oldukça önemlidir. Bu sayede, otizmli çocukların gelişiminin desteklenmesinde ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde önemli ilerlemeler kat edileceği savunulmaktadır.
Uzmanın Yorumu
Bu makale, otizmi olan çocuklara sunulacak erken müdahale hizmetleri için hem teorik hem de uygulamalı açıdan mevcut durumu detaylı bir şekilde ortaya koyarak özel eğitim alanına önemli katkılar sağlamaktadır. İlk olarak, makale, otizmli çocuklar için erken müdahale programlarının geliştirilmesi ve uygulamasında teorik temelin oluşturulmasının önemi üzerinde durmaktadır. Bu, pratikte hangi müdahalenin hangi çocukta daha etkili olacağını anlamamıza yardımcı olarak bireyselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesini sağlamaktadır. Ayrıca, müdahale programlarının bilimsel temellere dayalı biçimde geliştirilmesi uygulayıcıların ve ailelerin güvenle benimseyebileceği, sürdürülebilir ve toplumda kabul gören modellerin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktadır.
İkinci olarak, makale toplumsal ve paydaş odaklı yaklaşımların önemini vurgulamaktadır. Böyle bir yaklaşım, müdahaleleri uygulayıcıların, ailelerin ve eğitimcilerin deneyim, görüş ve değerlerini dikkate alarak uyarlamak açısından avantaj sağlamaktadır. Böylece müdahalelerin tüm paydaşlarca kabul görmesi ve sürdürülebilirliği artmaktadır, çünkü müdahale toplumun ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun hale getirilebilmektedir.
Üçüncü olarak, makalenin özellikle vurguladığı "farklı müdahale yöntemlerinin karşılaştırılması ve hangi çocuklar için hangi yaklaşımın uygun olduğuna dair araştırmaların yapılması" gereksinimi, bireyselleştirilmiş programların geliştirilmesi için gereksinim duyulan temel bilgi birikimine ulaşmak için izlenmesi gereken yolu göstermektedir. Otizm spektrumunun heterojen yapısını göz önünde bulundurulduğunda, her çocuk için en etkili yaklaşımın ne olduğunu bireysel olarak belirlemek, uygulamalarda başarı şansını artırmaktadır.
Son olarak makalede müdahalelerin sadece etkililik değil, aynı zamanda kabul edilebilirlik ve uygulanabilirlik açısından da incelenmesini önermektedir. Bu anahtar bir unsurdur, çünkü bilimsel olarak etkili olsa da pratikte uygulanamayan veya aileler tarafından kabul göremeyen müdahalelerden fayda sağlanması da güçleşmektedir.
Özetle, bu çalışma bilimsel bilgi birikimini temel alan, sosyal geçerliği yüksek, etkili ve sürdürülebilir erken müdahale yaklaşımlarının geliştirilmesinde izlenmesi gereken yolun anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Bu çerçevede çalışma uzmanlara, uygulayıcılara ve politika yapıcılara yol gösterici niteliktedir ve otizmli çocukların yaşam kalitesini artırmak için paydaşların üzerine düşen görevleri hatırlatmaktadır.
Kaynak
Vivanti, G., Kasari, C., Green, J., Mandell, D., Maye, M., & Hudry, K. (2018). Implementing and evaluating early intervention for children with autism: Where are the gaps and what should we do?. Autism Research, 11, 16-23. https://doi.org/10.1002/aur.1900
Makale İncelemesi
Joint Attention and Its Relationship with Autism Risk Markers at 18 Months of Age
[Ortak Dikkat ve 18 Aydaki Otizm Riski Belirtileriyle İlişkisi]
Özet
Boylamsal olarak yürütülen bu araştırmada 8 ve 12 ay dönemindeki ortak dikkatin 18 ay dönemindeki otizm belirtileriyle ilişkisi incelenmiştir. Araştırmaya 32 çocuk katılmıştır. Tüm katılımcıların ortak dikkat ve davranış düzenleme işlevli iletişim eylemleri, 8 ve 12 aylık oldukları dönemlerde, standart biçimde uygulanan işlemlerde sergilenen davranışların gözlenmesine ve kodlanmasına dayalı bir ölçme aracıyla değerlendirilmiştir. Otizm riskine yönelik veriler ise 18 ay döneminde ebeveynler tarafından doldurulan bir araçla elde edilmiştir. Bulgular, erken dönemdeki ortak dikkat başlatma düzeyinin 18 aydaki otizm riskiyle ilişkili olduğunu göstermiştir. İlk olarak, 8 aydaki ortak dikkat başlatma davranışlarının 18 aydaki otizm belirtilerini önemli derecede açıklayan bir değişken olduğu, ancak bu ilişkinin istatistiksel açıdan anlamlılığın sınırında olduğu bulunmuştur. İkinci önemli bulgu ise 12 ay dönemindeki ortak dikkat başlatma davranışlarının 18 aydaki otizm belirtilerini, istatistiksel açıdan anlamlı düzede, önemli ölçüde açıklamasıdır. Bu bulgular, ortak dikkatin erken dönemlerden itibaren otizm belirtilerinin önemli bir göstergesi olduğunu göstermektedir.
Uzmanın Yorumu
Çalışmanın daha iyi anlaşılabilmesi açısından, öncelikle "ortak dikkat" teriminin ele alınması gerekmektedir. Ortak dikkat, dikkatin bir ilgi odağı ile iletişim ortağı arasında koordine edilmesini içeren ve yaşamın ilk yılında sergilenmeye başlayan bir iletişim işlevidir. Bir annenin çocuğuna kapıdan giren babayı göstermesi ve çocuğun annesinin gösterdiği yöne bakması "ortak dikkati yanıtlama" olarak ele alınabilecek bir örnektir. Ortak dikkat başlatma ise birinin ilgisini bir şeye çekmeyi gerektirmektedir. Dolayısıyla, annenin çocuğunun dikkatini kapıdan giren babaya çekmek için sergilediği işaret etme davranışı, ortak dikkat başlatma işleviyle sergilenmiş bir iletişim davranışı örneğidir. Başkalarının ilgilerini anlamayı ve yine başkalarının ilgilerini bir yöne çekebilmeyi sağlaması yönüyle ortak dikkat, iletişim ortağının zihinsel durumları (örn. bir şeye yönelik ilgisinin olabileceği, bu ilgilerin değişebileceği vb.) hakkındaki farkındalığın temelinde yer alır. Bu nedenle ortak dikkatin gelişiminde meydana gelen sınırlılıklar, sosyal iletişimde bozulmalara neden olabilecek önemli bir risk olarak ele alınmalıdır.
Özetlenen çalışmadaki çocukların tipik gelişim gösteren ve herhangi bir başka sağlık sorunu yaşamayan çocuklar oldukları düşünüldüğünde, ortak dikkatin erken dönemde diğer risk faktörlerinin yokluğunda dahi öne çıkan önemli bir belirti olarak ele alınabileceği görüşü öne çıkmaktadır. Bu doğrultuda, hem çocukların sağlık takiplerinin yapıldığı ulusal sistemlere hem de çocukların birincil bakıcılarına erken dönemde ortaya çıkabilecek risklerin gözlenmesi ve takip edilmesi açısından önemli sorumluluklar düşmektedir. Erken dönemde ortaya çıkan bu belirtilere dayalı olarak tasarlanıp yürütülecek etkili bir erken müdahale süreciyle, gelecekte ortaya çıkabilecek otizm belirtilerinin önlenmesi mümkün görünmektedir.
Kaynak
Montagut-Asunción, M., Crespo-Martín, S., Pastor-Cerezuela, G., & D’Ocon-Giménez, A. (2022). Joint attention and its relationship with autism risk markers at 18 months of age. Children, 9, 556. https://doi.org/10.3390/children9040556